
VÜCUT GELİŞYİRME SPORU NEDİR?
Sağlıklı güzel ve güçlü bir vücut elde edebilmek amacıyla tüm yaşantınızı daha iyi daha olumlu yönde değiştirerek geliştirerek ve spor hareketleriyle takviye ederek yapılan işlemler bütünlüğüne ‘düzgün ve sağlıklı yaşam şekline’ Vücut Geliştirme Sporu denir.
Adale gurupları arasındaki oran, nefes alıp verme teknikleri, iyi ve dengeli beslenme, düzgün yaşam şekli, yağ ve adale oranının adale lehine minimuma indirilmesi, bedenen ve ruhen iyi insan olmak ve kötü alışkanlıklardan kurtulmak ‘Sigara içki doping, uyuşturucu, aşırı ilaç kullanımı, sinirlilik ve hormonsal takviyelerde bu sporun dolayısıyla insan sağlığının düşmanlarıdır.’ Bu sporun ana gayelerinden birkaçıdır.
BEN YORMAZ AKIN 65 YAŞINDAYIM. 52 YILDIR SPOR YAPIYORUM.
1945 Yılında Sivas’ta doğdum. Spora 13 yaşında Ankara Kurtuluş Sporda yedek kaleci olarak başladım. Bir yıl sonra boksa iki yıl sonra güreşe geçtim. 16 yaşında Vücut Geliştirme sporuyla tanıştım. İstanbul Weider ve Ankara Bilgin Spor salonlarında öğrenci ve antrenörlük, Başkent salonunda antrenörlük yaptım. 1971 yılında İzmir’de açtığım OLİMPİA ve AKIN spor salonlarını çalıştırdım. Aynı yıllarda Karşıyaka Halk Eğitim Müdürlüğünde Vücut Geliştirme ve masaj kursları düzenledim.
1967 yılında Ankara’da düzenlenen ‘özel’ yarışmada TÜRKİYE,
1973 yılında İzmir’de ‘federasyon tarafından’ düzenlenen yarışmada EGE BÖLGESİ Vücut Geliştirme Şampiyonu seçildim.
Türkiye Rusya Azerbaycan Türkmenistan ve Kazakistan da binlerce sporcuya ders verdim. Öğrenci yetiştirdim.
Anadolu’da, Şarkışla Gemerek ve bu iki ilçenin köylerinde gücüyle hala bir efsane olarak anılan Tomuş Velinin (Uzun ve sağlıklı bir ömür sonu ‘1775 – 1900’ İkizdere köyünde vefat etmiştir.) torununun oğluyum. Neslim evlatlarımın geleceğinin temelidir. Ben iki uç arasında ruhsal ve bedensel anlamda sağlam bir köprü olmak için gayret gösteren insanım.
Bu güne kadar binlerce öğrenci yetiştirdim. Binlerce hareket onbinlerce antrenman yaptım. Binlerce kilo kaldırdım. Sağlıklı yaşamanın, sağlıklı güçlü ve iyi insan olmanın şartlarını yerine getirmeye çalıştım. Kalp kırmadım, kol kırmadım. Allahın en büyük emaneti vücuduma, saygı gösterdim. Sigara içmedim. ‘İçinde 6000 çeşit zehir bulunan bir nesneyi kullanmanın acizliğini hala anlamış değilim.’ Sigara içenin yanına oturmadım. Ömrümde bir kere bile ‘Örneği az gelişmiş ülkelerde görülen, erkek erkeğe oturup çay kahve sigara içilen, kumar oynanan, bol bol dedikodu yapılan’ Kahvehanelere, Meyhanelere gitmedim. ‘Sigara içenlerin spor yapmamalarını öneririm. Zehirlenmiş yorgun damarları tıkalı bir kalp ve akciğerler spor yaparak daha hızlı çalıştırılırlarsa kaldırabileceklerinden daha çok yüklenmiş zorlanmış olurlar. Buda göğüs ağrılarına kollarda uyuşmalara ve hatta kalp krizlerine neden olur. Öncelikle sigarayı bırakıp sert kırılgan tıkanmış damarları iyileştirmeli bilahare spor yaparak güçlenmeleri sağlanmalıdır. İstiap haddi bir ton olan yorgun ve boruları paslı tıkalı, motora iki ton yüklerseniz araç bozulur. Onu fazla zorlamadan yavaş yavaş gaz vererek kullanmak gerekir.’ Gerilimli heyecanlı sinir sistemimi törpüleyen mevkilerde uzun süre görev yapamadım. ‘Manisa İl İmar Müdürü iken istifa ederek ayrıldım.’ Gece âlemlerini bilmem. Ailemle birlikte olmanın mutluluğunu yaşarım. Her zaman sinirli her şeye muhalif dünyayı kendi etrafında dönüyor sanan, bilgisiz inançsız, hanesini yönetemediği halde ülkeyi ‘bu arada mümkünse Dünyayı’ yönetebileceğini sanan, insanlardan öncelikle akıl sağlığım için uzak dururum.
İLAÇ’A HORMONA HAYIR.
Hiçbir zaman doğal gıdaların dışında bir ilaç hormon uyarıcı kullanmadım. Kullananlar benden çok daha iri adalelere sahip oldular. Fakat benim kadar sağlıklı güçlü ve uzun bir ömür’e sahip olamadılar. Kullandıkları ilaçlar iğneler hormonlar adaleleriyle birlikte kemik yapılarını, iç organlarını irileştirdi. Daha çok irileşme eğiliminde olan kafa ile vücut arasındaki denge bozuldu. ‘Örnek Arnold Şheweniziggerin koca kafası.’ Kol ve vücut damarlarını belirginleştiren ilaçlar beyin damarlarına zarar verdi. Sesleri inceldi. Üremeleri güçleşti ‘Bu tür ilaçlardan birini ilk deneyenlerden yetmişli yılların Amerika Vücut kıralı Fredy Ortiz yirmili yaşlarda beyin kanamasından öldü gitti.’ Genç yaşlarda ölmeyenler başka dünyaların başka insanları olarak irileştiler ve dahada irileştiler. Çok iri ve çok damarlı olmayı çok güzel vücut yaptık sandılar ve çoğu belirttiğim gibi ellili yaşları göremeden terki dünya eylediler. Geriye benim gibi doğal yollardan beslenen ‘onlar kadar iri olmamalarına rağmen Ortaçağ heykellerinde tarifini bulan vücutlara sahip erkekler ve Amerika da tıp harikası ilaçlarla güçlükle yaşatılan birkaç Dinozor kaldı. Allaha şükür ben onlar kadar iri ve damarlı adalelere sahip olmasam da hepsinden daha güçlü daha sağlıklı ve daha iyi bir vücuda sahibim. İmkân ‘destek’ bulursam bundan sonraki Dünya Vücut Krallığı yarışmalarına gireceğim.
Bizler ‘onlara göre’ Anadolu topraklarında yaşadığımız için çok şanslı insanlarız. Anadolu ve Kafkaslar Dünyanın en verimli en besleyici bitkilerine sahiptir. Dağlarımızdan yağ ‘Zeytin’ ovalarımızdan ‘bal Üzüm İncir Peygamber Hurması vb.’ akmaktadır. Denizlerimizdeki balıklar dünyanın lezzetli en besleyici balıklarıdır. Böyle bir ülkenin nimetlerini bırakıp Amerikalıların Domuz ve At salgılarından! ‘havanları çeşitli şekillerde sağarak ve elde ettikleri salgıları, vücut hormonlarını modern laboratuarlarda ilaca dönüştürerek’ elde ettikleri haram ‘iğrenç’ şeyleri kullanmanın mantığı nedir. Bilemiyorum.
NAMAZ HAREKETLERİNDEN, VÜCUT GELİŞTİRME, GÜZELLEŞTİRME HARAKATLERİ VE ÇALIŞMA PROGRAMLARI ÇIKARDIM.
Birçok dinde ve eski dinsel inançlarda tapınma figürleri mevcuttur. Bu şekiller Müslüman dininde namaz olarak en güzel en yararlı şeklini almış bulunmaktadır. ‘Burada işin manevi yönünden çok şekil yönünü ele aldığımı söylememe gerek yok.’
Uzun spor yaşantımda şunu müşahede ettim. Namaz kılanlarda bel bacak boyun ve omurilik kireçlenmeleri, kalp ve göğüs rahatsızlıkları çok az, nerede ise yok denecek kadar az görülmektedir. Ayrıca bel omuz ve bacak ölçüleri ‘kılmayanlara göre’ daha fazla olmasına rağmen adale üzerindeki yağ oranı çok daha azdır. Namaz kılanlar ‘sigara içmiyorlarsa’ düzgün vücutlu sağlıklı sıhhatli ve aptes alma özelliklerinden dolayı temiz insanlardır. Dininiz görüşleriniz algılamalarınız başkalığı bu gerçeği değiştirmez. Biraz dikkatli bakar konuyu yakından ve tarafsızca irdeleyebilirseniz bu hususu sizde müşahede edebilirsiniz. ‘Ayrıca gençlere bir tavsiyem var. Kavga etmeyin. Kavga aciz adamların işidir. Namaz kılanlarla hiç kavga etmeyin. İş kara kucağa kalınca alta düşmeniz mukadderdir.’ Beş vakit namazını kılan bir insanın dizleri üzerinde çöküp kalkma hareketini kaç tekrar yaptığını Kaç defa öne eğilip kalktığını boynunu kaç defa sağa sola çevirdiğini ve bu hareketlerin, günlük aylık yıllık toplamlarda hangi rakamlara vardığını ve bu hareketlerin sebep olduğu güç artışını biliyor musunuz? Hiçbir amatör sporcunun çalışmalarında bu rakamlara ulaşabildiğini ve bilhassa bel ve bacak adalelerinin bu kadar güçlenebildiğini sanmıyorum.
Namazdaki dokuz ana hareketten ürettiğim programlar vücut sağlığı ve güzelliği yönüyle ‘her yaş gurubu için’ inanılmaz neticeler verdi.
YENİÇERİLERİN YAŞANTILARINI İNCELEDİM.
Vücut sağlığı ve güzelliği için yüzlerce kitap okudum yıllarca kendi vücudumu kobay olarak kullandım. Öğrencilerim üzerinde çeşitli programlar denedim. Vücut Geliştirme dalında başarılı oldum. Fakat yaşım ilerledikçe gördüm ki ‘ellili yaşlardan sonra’ gelişme duruyor bel kalınlaşıp yağlanmaya. Adaleler incelmeye omur çöküp boy kısalmaya başlıyor. ‘On sekiz yaşından sonra beyinde ölmeye başlayan hücreler gibi.’ Bunlara birde el ve ayaklardaki istem dışı titremeleri ve gereksiz üşümeleri, terlemeleri eklersek yaşlılık emarelerini tamamlamış oluruz.
Tüm bu istenmeyen emareleri nasıl giderebileceğimi ‘yıllarca süren deneme yanılma metotlarıyla, araştırarak, inceledim öğrendim ve başardım. Bu noktada bana Yeniçerilerin yaşam şartları ve spor yapış şekilleri de yardımcı oldu.
ZEÜS, APOLLON VE HERAKLİUS GİBİ ( zamanın heykeltıraşlarının ak mermerlerde ölümsüzleştirdikleri, model olarak Zeüs ü karşılarına oturtamayacaklarına göre, yüzlerce yıl önce yaşamış aslında benim gibi gariban sporcuların) EFSANELEŞMİŞ KAHRAMANLARIN ANTRENMAN METODLARINI İNCELEDİM VE UYGULADIM.
Öncelikle kapalı spor salonlarında çalışmayı bıraktım. Çalışmalarımı yaz kış soğukta sıcakta yağmurda karda, oksijeni bol dağ veya ormanda sürdürdüm. Vücudumun bu yeni şartlara adapte olmasını sağladım. Yeniçerilerin vücutlarına sürdükleri kremleri buldum. Modern aletler yerine onlar ve onlardan çok önceleri yaşamış olan ataları, Gladyatörler gibi ilkel ağırlıklarla ya da vücudumun ağırlığından yararlanarak çalıştım. Çalışma programımın ‘tamamını açıklamam mümkün değil insanları yönlendirmek istemiyorum. Klişe programlara karşıyım çift yumurta ikizleri bile ayrı ayrı programlar yapmalı’ haftada altı gün, Birinci gün ağır spor hareketleri ve toplam beş kilometre koşu ‘iki buçuk saat’ ikinci gün hafif hareketler. Altı saat uyku üç öğün yemek iki öğün kahvaltı veya salata.
Yeniçerilerin gravürlerdeki vücut yapıları ve Herakliüs heykelleri arasındaki benzerlik şaşırtıcıdır. Bilerek abartılmış boy ve kilo özelliklerini bir kenara bırakırsak anılan eserleri öncelikle boy olarak 1,75 ortalamasına indirgediğimizde gözlemleyebildiğim kadarıyla şu ideal ölçüler meydana çıkıyor. Boyun;43 Kol;43 Baldır;43. Bu üç organın aynı ölçülerde olması zamanın erkek vücudu estetiğine göre ‘bu anlayış benim için bu günde geçerlidir.’ çok önemlidir. Ölçülendirmeye devam edelim. Göğüs; 125 Omuz;140. Ölçüler ‘parlak’ Apollon heykellerinde biraz incelse de diğerlerinde ‘bir santim aşağı iki santim yukarı’ hep aynıdır ve ben vücudumu son kırk yıldır yukarıdaki ölçülerde sabitlemiş bulunmaktayım. Fazlası insanı estetikten ve sağlıktan uzaklaştırır ve tabii beslenme şekilleriyle mümkün değildir.
Hangi parmağımı oynatırsam, hangi adalemin nasıl çalışacağını, ne sürede kaç milim kalınlaşacağını çok iyi bildiğim için onların heykel üzerindeki ölçülerini, anatomik şekillerini vücudumda elde edebildim. Geçen zaman içersinde onlardan biri ‘modern yaşamda toplum katında hiçbir işe yaramasa ve kimsenin gözünde bir kıymeti harbiyesi olmasa da ve hatta dile düştüğünde türlü çeşitli gülümsemelere! Sebep olsa da’ duygularımda onların yaşayan son temsilcisi yüzlerce yıl sonra Dünyaya gelmiş bir kardeşleri oldum. Ölüp gittiğimde o defter kapanacak.
Yormaz Hocam,
YanıtlaSilBundan sonra yazılarınızı bodytr.com sitesinde yayınlasanız, sizi arayanların da daha kolay bulacağını ve Google'a isminizi yazar yazmaz özgeçmiş sayfanıza ulaşacağını garanti ediyorum. Gerek sitede yazılarınızla gerek forumumuzda tecrübelerinizle bizlere yol gösterirseniz çok mutlu oluruz.
Hocam, o zaman siz yazılarınızı eklemekle de uğraşmazsınız, bana dosyayı yollarsınız ben hazırlar yayınlarım.
Saygılarımla,
İlşad Özkan
Bodytr.com Editörü
İletişim: editor@bodytr.com